John Fante etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
John Fante etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11 Kasım 2008 Salı

Los Angeles Yolu


"Merdiven basamakları fareler gibi ciyaklardı. Biz ikinci katın sonundaki dairede yaşıyorduk. Kapının tokmağına dokunur dokunmaz moralim sıfıra indi. Her seferinde böyle olurdu. Babam hayattayken bile sevmediğim bir evde yaşıyorduk. Hep evden kaçmayı ya da ev değiştirmeyi düşlerdim. Farklı oslaydı eve dönmenin nasıl bir duygu olacağını merak etmişimdir hep, ama farklı kılmam için ne yapmam gerektiğini hiçbir zaman keşfedemedim."

Bunker Tepesi Düşleri


"Yatağa uzandım ve uyudum. Uyandığımda alacakaranlıktı, ışığı yaktım. Daha iyi hissediyordum kendimi, yorgun değildim. Daktilonun başına oturdum. Bir cümle yazmaktı niyetim, bir mükemmel cümle. Bir mükemmel cümle yazabilsem iki de yazardım, iki yazabilirsem üç de yazardım. Üç mükemmel cümle yazabilsem kimse durduramazdı beni zaten. Ama ya yazamazsam?"

Roma'nın Batısı

"Babamın unutulmuş bir azize dua etme fikri kafama takılmıştı. Son derece yerinde bir fikirdi. Azizler temiz yürekli, acı çekenlere yardım etmek için yanıp tutuşan varlıklardı. Ama babamın dediği gibi, popüler olanlarının işleri başlarından aşkındı. Dualarıma yanıt almanın sırrı binlerce yıl önce unutulmuş, cennette ondan yardım isteyecek birini boş yere bekleyen merhametli ve müşfik bir ihtiyar bulmaktı."

Üzümün Kardeşliği

"Sonra tuhaf bir şey oldu. Babam öldü. Kaptırmış çalışıyor, harç ve taş arasında fırıldak gibi dönüyorduk ki birden babamın dünyadan ayrıldığını hissettim. Yüzünü taradım, orada yazılıydı. Gözleri açıktı, elleri hareket ediyordu, harç karıyordu; ama ölmüştü, ve ölümde tek bir sözü yoktu söyleyecek. Bazen hortlak gibi gidip bir ağacın dibine işiyordu. Gidip işiyorsa nasıl ölü olabilir ki, diye soruyordum kendime. Bir hayaletti artk, bir ceset. İyi olup olmadığını sormak istiyordum ona, hayatta olup olmadığını; ama ben de çok yorgun ve ölmekle meşguldüm, cümle kurmaya mecalim yoktu. Kağıt üzerinde görebiliyordum soruyu, daktilo edilmiş, soru işareti yerleştirilmiş; ama dillendirilemeyecek kadar ağırdı. Hem ne fark ederdi? Hepimiz bir gün ölecektik."

1933 Berbat Bir Yıldı

"Geleceğimin etrafımda dalgalandığını hissedebiliyordum; parlak günler, beni bekleyen heyecan dolu yıllar. Bütün büyük adamların hissettiği bir şeydi bu; kemiklerinde bir coşku, onları diğerlerinden farklı kılan gizemli bir enerji. Onlar biliyorlardı! Farklıydılar. Edison sağırdı. Steinmetz kambur. Bebek Ruth öksüz, Ty Cobb yoksul bir Georgia Çocuğu. Giannini sıfırdan başlamıştı. Herkes Henry Ford'un deli olduğunu düşünmüştü. Carnegie cüceydi, bendeniz gibi. Tony Canzoneri varoş çocuğuydu. Yoksul genç adamlar, sihirli değnekle kutsanmış, Amerika'da talihi bulmuş. Allahtan babam Torricella Peligna'dan ayrılacak kadar sağduyu sahibiymiş! Zor zamanlardan geçiyorduk, ona şüphe yoktu, işsizlik hat safhadaydı; ama ünle kutsanmışları harikulade bir gelecek bekliyordu.."